28 Kasım 2010 Pazar

Klozet üstü lavabo


Evet efendim, yine geridönüşüm dedikleri şeyin doruk noktasına çıkma arzusundayız. Suların şarıl şarıl anlamsızca akıtıldığı, kapı önlerine serilen halıların şen kahkahalar eşliğinde tombul teyzelerce sürttüre sürttüre yıkandığı günümüz Türkiye’sinde, ne yapsak da  şu su dedikleri hayat kaynağını daha akıllıca kullansak diye düşünür olduk!

Bu konuda evrensel çözüm nedir bilemiyorum ama sanırım herkesin kendi yaşam alanında yapabileceği mutlaka bir şeyler vardır.

Yap yakıştır tak takıştır felsefesinden çok uzaklarda bir yerde; varolan işlevsel bir ürünü daha da anlamlı hale getireceğimiz bir uygulamadan bahsetmek istiyorum.

Yeni nesil lavabolu sifon…

Su tasarrufu konusunda büyük aşama kaydetmenizi sağlayacak olan bu sistem, herkesin evinde kolaylıkla uygulayabileceği bir yapım aşamasına sahip.

Sistemin mantığı;  Sifonun kolunu(na) çektiğinizde/bastığınızda depoya dolan suyun, bir boru yardımı ile önce dışarıya verilip sonra yine depolanması gereken yere akmasının sağlandığı basit bir mekanizmadan oluşuyor.


İlk iş; su deposunun üst kısmını tamamıyla kaplayacak büyüklükte bir yüzey oluşturmak. Bunu her türlü malzemeden yapabileceğiniz gibi farklı renklerde de yapabilirsiniz. Fakat bu aşamada malzeme olarak ahşabı seçmek, uygulama(kesmek, delmek vs.) yapmayı daha da kolaylaştıracaktır. Gereken ebatlarda kesim işlemini gerçekleştirdikten sonra alt kısmına takacağımız dört adet metal dirsek ile sifonun üzerine sabitlemeyi sağlayacağımız bir hale getiriyoruz. Bu işlemi, yapılacak ölçüleri ve kesim işlemlerini belirledikten sonra bir marangoza vererek de yaptırtabilirsiniz.


Bununla birlikte sıra, suyun akacağı boruyu ve aktığında birikeceği kısmı yapamaya geldi. Bunun için gereken malzemeler ise bakır hamam tası, bakır boru ve plastik bir huniden oluşuyor. Elinizdeki imkanlara ve yaratıcığınıza bağlı olarak aynı işlevi gerçekleştirecek başka malzemelerde kullanabilirsiniz.



Sifonun üstüne kapatacağımız ahşap yüzey üzerinde suyun gideceği yeri yapmak için plastik hunimizin genişliğinde dairesel bir boşluk oluşturuyoruz. Başka bir tarafta hamam tası üzerinde matkap yardımı ile suyun aşağıya akacağı delikler açıyoruz. Bu iki işlemi tamamladıktan sonra soğuk silikon ile huniyi hamam tasının alt kısmına yapıştırıyoruz. Diğer yandan musluk formu verdiğimiz(bakır, kolay şekil verilebilen bir özelliğe sahiptir. bir ucunu mengeneye sabitledikten sonra silindir formundaki sert bir nesne üzerinde kıvırabilirsiniz) bakır borumuzun ahşap yüzey üzerinde monte edileceği yeri işaretleyip, borunun geçebileceği genişlikte bir delik daha açıyoruz. Bakır boruyu bu delikten geçirerek ahşap yüzey üzerine alttan sabitliyoruz. 



Son olarak sifon içine su dolmasını sağlayan düzeneğin su çıkışı ile bakır borunun ucu arasında bir boru bağlantısı daha oluşturuyoruz. 


Tüm bu işlemleri tamamladıktan sonra klozet ile işinizi tamamlayıp sifonun kolunu çektiğinizde oluşturduğunuz sistem suyun öncelikle musluktan akmasını sağlıyor. Akan su ile elinizi yıkayabilme şansına sahipsiniz artık. Aynı zamanda elinizi yıkarken tasın içine dolan su, altındaki deliklerden sifonun su deposuna akarak orayı doldurmaya devam etmiş olacak.  Bu sistemi kurmadan önce sifonun kolunu çektiğinizde aynı işlem gerçekleşiyor olmasına rağmen el yıkamak için ayrıca su tüketmiş oluyordunuz. Şimdi ise suyu depoya dolamadan önce de kullanmış oluyorsunuz. 

Bu uygulama kime ne kadar mantıklı gelir bilemiyorum ama su tasarrufu sağladığı kesin…

 Fotoğraflara ait link için buradan buyrun...



18 Kasım 2010 Perşembe

Fırında Plak...


Kendi elcazlarınızla saat yapmak gibi bir fanteziniz var ve bir türlü bunu nasıl yapacağınız hakkında fikir yürütemiyorsanız, sanırım bu güzel bir öneri olacak sizin için.

Yapım oldukça basit ve kullanımı da ziyadesiyle dekoratif olan bu saati hemen hemen herkes beğenecektir, eminim. Bu icraatı gerçekleştirmek için elimizde olması gereken en önemli malzememiz bir müzik plağı olacak.


Eminim birçok insanın evinde eskilerden kalma bozuk ya da işe yaramadığını düşündüğü bir plağı vardır. Yoksa da en yakınınızda ki sahafa giderek cüzi bir maliyetle temin edebilirsiniz. Bununla birlikte iş sadece plak temin etmekle bitmiyor. Bir de saat düzeneğine ihtiyacınız olacak. Evinizde tipini beğenmediğiniz bir saatiniz varsa işte size fırsat… Yoksa da bir yerlerden gidin alın artık! Onu da ben söylemeyeyim :))

Tüm malzemeleri temin ettikten sonra kolları sıvama zamanı geldi. Yapacağınız bu saat duvara asmaktan çok raf ya da bir duvar çıkıntısı üzerinde konumlandırabileceğiniz özellikte olacak. Yapım aşamaları hakkında bilgi edindikten sonra başka alternatifler yaratabilirsiniz tabi. Bu konuda özgürsünüz…

150 dereceye ayarlayıp önceden ısıttığımız fırınımızın tepsisini folyo ile kaplayıp hazır ol vaziyeti alıyoruz.

Bir çay bardağı sıvı yağı tepsimizin üzerinde gezdirdikten sonra önceden marine ettiğimiz plağımızı… Bu kısmı şakaydı. Yok öyle bir şey!:)))


Folyo ile kapladığımız tepsinin içine plağımızı yerleştiriyoruz ve fırına yerleştiriyoruz. Ara ara kontrol ederek plağın şekil verilebilir bir hale gelmesini bekliyoruz. Plastik, yeteri kadar yumuşadıktan sonra plağı fırından çıkarıyoruz ve köşeli düz bir zemin üzerine koyuyoruz. Plağın raf üzerinde asılı kalmasını sağlayacak şekilde üst kısmından bükerek katlıyoruz ve o şekilde soğumaya bırakıyoruz.










Plak, tamamen soğuduktan sonra saat düzeneğini sıcak silikon yardımı ile arka taraftan yapıştırıyoruz. Son olarak pilini takıp saatimizi ayarlıyoruz ve karşısına geçip seyre dalıyoruz. 

Fotoğraflara ait link için buradan buyrun...

4 Kasım 2010 Perşembe

Bu da Benim Paletim...

Uzun zamandır nakliye işlerinde kullanılan ahşap paletlerle yapılanları takipteydim. Benim de paletten birşeyler yapma düşüncem herzaman vardı fakat bir türlü hayata geçirme fırsatım olmamıştı. Sonunda engelleri aştım ve zoru başardım :)


Bu iş için öncelikle bir palete sahip olmam gerekiyordu. Oldum... Hani ben gaza geldim ve bir palete ihtiyacım var ya; arasanda bulamazsın... Gerekli olmadığı zamanlarda sürekli bir yerlerde karşımıza çıkar durur. İşimize yarayacağı zamanlarda da arasak bile bulamayız. Ben de böylesi bir mücadeleden sonra kendime bir palet buldum ve işin en zor kısmını başarmış oldum. Sıra bunların altına monte edeceğim tekerlekleri temin etmeye gelmişti. Aslında bu aşama işin en kolay ve zahmetsiz tarafıydı. Bir yapı markete gidip parayı bastırdım ve aldım. Ahşap paleti, evimin dekorasyonuna uygun olacağını düşündüğüm bir renkte boyadım. Siz de renk konusundaki tercihinizi evinizin konseptine uygun bir şekilde yaparsınız. Fakat kullanacağınız boya yağlı boya  olacaksa, öncelikle astar boya ile bir kat atmanızı öneririm. Aksi takdirde ahabı yağlı boya ile kapatmanız oldukça zor olacaktır. Hırdavatçılarda ya da boya malzemeleri satan yerlerde astar boya bulmanız mümkün. 




Boya işlemini tamamladıktan sonra iş, tekerleklerin monte edilmesine geldi. Tekerleklerde dört köşeye vidalarla sabitlendikten sonra işlem tamamlanmış oldu ve salonumdaki yerini aldı. 






İşte sonuç: